Yazarlar
Giriş Tarihi : 12-06-2019 09:31   Güncelleme : 12-06-2019 09:31

BİR BAŞKA SAHNE MÜMKÜN

Denizli Ahval

BİR BAŞKA SAHNE MÜMKÜN

Son yıllarda öğretim kurumlarının düzenlediği etkinlikler; “Okuma bayramı, Sınıf geceleri, Mezuniyet törenleri, baloları”. Türkiye’de eğitim olgusuna yaklaşımın çok önemli ipuçlarını vermektedir. Her yaş düzeyindeki kutlamaların içeriğine bakıldığında, üreten-yaratan değil, satın alma gücünün en büyük erdem sayıldığı, küçük çocukların ve ailelerin ciddi bir rekabet içine girdiği bir tabloyu gözler önüne sermektedir. Bu tablonun bir yanında anaokulundan üniversiteye kadar öğrenciler, diğer yanında ana-babalar, öğretmenler bulunmaktadır. Özellikle toplumun orta düzeyinde gelir gruplarının aşırı tüketimine, yoksulların ise ütopyalarının merkezine oturtulan mezuniyet kutlamaları, zengin-yoksul arasındaki ekonomik ve kültürel kopuşun derinleştiğini göstermektedir.

Yaklaşık yarım asırdır ‘Amerikan filmlerinden izlediğimiz yaşam biçimleri, mezuniyet anları; özellikle kız öğrencilerin ‘kadın’ olmaya ilk adımları ve küçücük bedenlerine giydirilen gece kıyafetleri, saç şekilleri, makyajlar, ilk flörtün ilanı, kaprisler, kıskançlıkların yaşandığı heyecan dolu bir olgu gibi sunulmuştur. Bugüne dek izlenenler, artık gündelik yaşamımızın bir parçası olarak gündeme gelmektedir. Ülkemizde yoksulluğun, geleceğe güvensizliğin bu denli derinleştiği toplumumuza ve çocuklarımıza yanılsama değil, gerçek olarak çocuklara ve gençlere öğretilmektedir.

Her ülke eğitim-öğretim kurumları aracılığıyla geleceğini yaratır. Eğitim ve öğretimin niteliği, bilimsel, lâik, yaratıcı ve üretici bir bakış açısıyla gerçekleştirildiği zaman mezuniyet törenlerinin içeriği de biçim değiştirecektir. Türkiye’nin eğitim tarihine baktığımızda öğretmen okullarında, Köy Enstitülerin de Millet Mektepleri’nde vatandaşı zayıf kılacak, zaafa uğratacak değil, güçlendirecek bir eğitim-öğretim programı uygulanmaktaydı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, ülkesinin kültürüne, tarihine, sorunlarına yabancı olmayan bir kuşak yaratılmak amaç edinilmişti. Bir dönem kendi ürettiği elektrik sistemiyle aydınlanan, kendi yazdığı oyunu sahneye koyan bir gençlik yetiştirilmişti. Köy Enstitülü öğrenciler; emeksiz bir mezuniyet kutlamasını, rekabete dayalı, sadece tüketen, emeksiz bir öğretimin olabileceğini düşünmezlerdi bile. Bu durum günümüz eğitim politikasını üretenlerin ve uygulayanların ciddiyetle düşünmesi ve düzeltmesi gereken bir durumdur.

Okulların sosyal ve kültürel etkinliklere yönelik uzun vadeli planlamalarındaki yoksunluk, yetenek temelinde değil de ezber temelinde eğitim ve öğretimin egemen olduğu, öğrenciyi olduğu kadar öğretmeni de güçsüzleştiren bir olgudur. Öğretmen öğreten, rehber olmaktan çıkmış adeta elinde biletleriyle satış yapan kişi konumuna düşmektedir. Bu durum toplumumuzun geleceği açısından kaygı vericidir.

Ayşegül Odabaşıoğlu

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 13 5
  • 2 Fenerbahçe 10 5
  • 3 Gazişehir Gaziantep 10 5
  • 4 Sivasspor 8 5
  • 5 Denizlispor 8 5
  • 6 Çaykur Rizespor 8 5
  • 7 Galatasaray 8 5
  • 8 Yeni Malatyaspor 7 5
  • 9 Trabzonspor 6 5
  • 10 Konyaspor 6 5
  • 11 Beşiktaş 5 5
  • 12 İstanbul Başakşehir 5 5
  • 13 Göztepe 5 5
  • 14 Antalyaspor 5 5
  • 15 MKE Ankaragücü 5 5
  • 16 Kasımpaşa 4 5
  • 17 Kayserispor 3 5
  • 18 Gençlerbirliği 2 5
HAVA DURUMU
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç